:) ya bu "en"ler zincirine son bi halka eklemek istedim..b.ku çıktı aslında biliorum, 3 tane " 'en'li sinemasal sıralama sorusu" arka arkaya..eklememek için kendimle çok mücadele ettim ama dayanamadım..heh..nese..bu son.. :]
1. The Godfather 1 de al pacino'nun/ michael corleone'nin ; restoranda tuvalete silahı almaya gidip döndüğünde masadakileri yemek yerken öldürdüğü sahne..
2. Gilda'nın / Rita Hayworth'ın ; Ballin'in casinosunda meşhur siyah elbisesiyle "put the blame on mame" eşliğinde striptiz yaptığı sahne ve sorasında Johnny Farrel'dan ( Glenn Ford ) yediği tokat..
3. Fight Club'ın son sahnesi ; patlayan bombalarla çöken gökdelenleri izlerken, Edward Norton'ın / narrator , Marla Singer'a / Helena Bonham Carter'a "..çok kötü bi zamanıma rastladın.." dediği sahne..
4. The Usual Suspects'de Keyser Söze'nin kendi evinde, karısını ve çocuklarını esir alıp kafalarına silah dayayan gangsterlerin "silahını bırakmazsan karını ve çocuklarını gözünün önünde öldürürüz.." tehdidine karşılık "..size gerçek arzunun ne olduğunu gösteriim.."dedikten sora, gözünü kırpmadan rehine durumundaki kendi karısını ve çocuklarını, sonrasından şaşkınlıktan dumur olmuş gangsterleri alınlarına sıktığı birer kurşunla öldürdüğü sahne..
5. Forrest Gump'ın / Tom Hanks'in , Jenny'nin / Robin Wright Penn'in , "..sen büyüyünce ne olucaksın .." die kendisine sorması üzerine bir anda panikleyip "...nasıl yani..kendim olmicak mıyım !?.." dediği sahne..
şimdi aklıma geldi..Shawshank Redemption'da mahkumların inşaatın tepesinde, çatıda bira içtikleri sahne..özgürlük reklamı gibiydi..heh..
black filminde kızın ilk "anne" dediği (der gibi olduğu daha doğrusu) sahne... izlemeyenler için kulağa çok sıradan gelebilir.. izleyin derim :))
godot'un yazdıklarından 1-3 ve 4 numaralı sahnelere de aynen katılmaktayım :D (kopyacı gibi oldum ama uzun uzun yazmiyim dedim şimdi)
yüzüklerin efendisinde liv tylerın ilk ışıklar saçarak göründüğü sahne..
snatchte yanan karavanla beraber massive attacki verdikleri sahne..
exorcistte 360 derece dönen kafa sahnesi..
daha bin tane çıkar yahu..
iyi kötü çirkin son sahneyi severim baya aslında sekansı, çirkinin mezarlıkta paraları araması ve düello
arkadaş'ta yılmaz güney arkadaşının karısından tokat yedikten sonra yumruğunu sıkıp "bu tokadın hesabını soru'caz', mutlaka, bi gün mutlaka" dediği sahne : )
sekiz buçuğun açılış sekansı da vaktiyle etkilemişti. baştan, eleştirmen arkadaşıyla konuşmaya başlamasına kadarki bölüm.
persona'nın 'intro'su.
bi de about a boy'da hük grantin gitarıyla sahneye girip killing me softlye eşlik etmeye başladığı sahnede de gözlerim dolar... bi de yüzükler'de kralın siz kimseye eğilmeyin hobitlerim demesi de duygu doludur : (
herkes öyle güzel güzel şeyler yazınca benim godfather ikide Kay'ın(Diane Keaton) Michael'a(Al Pacino)çocuğu aldırdığını söyleyip bir güzel tokat yediği sahneyi sevdiğimi söylemem garip geldi.arka arkaya izlemiştim.sanırım Al Pacino'nun sinirli hali hoşuma gitti,bir de çocuğun alınmasına üzüldüm aslında :)
onun dışında stepmom'da Susan Sarandon'ın çocuklarıyla Ain't No Mountain High Enough şarkısıyla dansetmesi beni ilk ağlatan film sahnesinidir.
küçükken de elm sokağı kabuslarında 4.filmdi sanırım,köpek sayesinde açılan yerden(açılan toprak) Freddy'nin çıkması pek ilgimi çekmişti.
One Flew Over the Cuckoo's Nest(Guguk Kuşu)'de Jack Nicholson abimizin, filmin sonlarında "kurtuluş" için arkadaşı tarafından boğuluşu ve yine aynı filmde Brad Dourif'un kendini kesişi! of of
"Great Expectations"de Lustig(Robert de Niro)in son nefesleri verirken, Finnegan(Ethan Hawke)'a söylediği şeyler ve o anki drama! hay canına yandığım (:
heat'de vincent (pacino) ve neil (de niro) in cafede buluşup karşılıklı konuştukları sahne